Rehberlik


TELEVİZYONUN ÇOCUĞUN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Günümüzün en yaygın kitle iletişim aracı olan televizyon insanlara bir yandan hem görsel hem de işitsel uyaranı bir arada sunmaktadır.  Bir yandan da gerçek dünyalardan hayal dünyalara kadar birçok durumu bize göstermektedir. Bunların sonucu olarak da dünyaya açılan bir çeşit pencere görevini üstlenerek birçok evde baş köşede yer alan bir alet olmuştur.

Ülkemizde de son yirmi yıl içerisinde televizyonun maddi açıdan ucuzlaması ve herkesin alabileceği bir fiyata inmesi, özel kanalların açılması, kablolu yayınların yaygınlaşması televizyonun bireyler üzerindeki etkilerinin arttığı araştırmalarla da kanıtlanmıştır.

Televizyon, artık doğumdan itibaren sanki ailenin bir parçası gibi hayatımızda olmaktadır. Çocuk günümüzde ilk günden itibaren televizyonla iletişime girmektedir. Televizyon, görüntü sonucu ilk aylardan itibaren çocukların ilgisini çeken bir araçtır. Birkaç aylık bebekler bile bu renkli, hareketli ve sesli görüntüyle ilgilenip, görme alanları içinde takip edebilirler. Televizyonda söz ve görüntü bir arada verildiği için çocuklar çok kolay etkilenirler. Özellikle reklamlar müzikli, sesli ve kısa süreli oldukları için çocukların çokça dikkatlerini çekmektedir.

Ancak televizyon özellikle 0-3 yaşındaki çocuklar için oldukça zararlıdır. Çünkü bu yaşlar beyin gelişiminin,  psikososyal ve psikomotor özelliklerin kazanıldığı çok önemli bir devredir. Bu devrede oluşabilecek herhangi bir sorun bütün hayatı etkilemektedir Yapılan araştırmalar; televizyon kullanımının beynin karar verme, dikkati odaklama, planlama gibi temel yönetici işlevlerde deformasyona sebep olduğu yönündedir.

Toplumumuzda genelde televizyon evde bakıcı rolü üstelenmektedir. Özellikle de çocuğa rahat yemek yedirmek veya onun sakince oturmasını sağlamak amaçlı televizyon seyretmeye teşvik edilmektedir. Bu tür çocukların okul yıllarında da süredürecekleri şekilde televizyon izleme alışkanlığı gelişmektedir. Ayrıca bunun yanında obesite gibi birçok hastalığada neden olmaktadır. Aşırı televizyon izleme alışkanlığının oluşmasında bir başka neden ise,  anne-babası çok televizyon izleyen çocukların da yine model alma yoluyla zaman geçirme ve eğlenme aracı olarak televizyonu tercih etmeleri söz konusudur.

Televizyon çocuklara dünyayla ilgili gerçekdışı bir görünümde sunmaktadır. Çocuklar özellikle 7 yaşına kadar gerçek ile hayal ürününü birbirinden ayırt etmekte zorlandıkları için, televizyonda gördükleri herşeye inanama eğilimi göstermektedirler. Bu durum televizyondaki kahramanlar ve model aldıkları kişiler istenmeyen bazı özelliklere sahip oldukları zamanlarda gerçek bir sorun yaratmaktadır.
 Ayrıca televizyon, özellikle küçük çocuklar için gerekli olan önemli bazı beceri geliştirici etkinliklerinde yerini almaktadır. Bir çocuk iki saat süreyle bir televizyon programına ayırdığı zamanını, bloklar, kelime oyunları, kuklalar veya bazı oyuncaklarla bir dünya oluşturma; boyama, kesme ve yapıştırma,  gibi yaratıcı ve gelişimini destekleyici etkinliklerlede geçirebilirler.

Televizyon, bugün hayatın bir gerçeğidir. anababa olarak, çocuklarınıza izleyecekleri programların seçiminde yardımcı olmak ve bir yandan yararlı etkinliklere yönlendirirken izledikleri TV süresini sınırlamak da bizim sorumluluğunuzdadır.  Ailemizin günlük televizyon izleme süresini bir saatle kısıtlamalıyız. Bu sadecee çocuklara değil, ailedeki herkese uygulanmalıdır. Elimize televizyon programlarını alıp çocuklarınızla birlikte oturup ve izlemek istedikleri programların seçiminde onlara rehberlik etmeliyiz. Ayrıca, televizyon izlemenin yerini alacak etkinlikleri planlamalıyız.. Dama, satranç benzeri oyunları dolaptan çıkarıp, çocuklarımızı spor programlarına kaydettirebiliriz.

Eğer televizyon izleme süresinin çok fazla olduğunu düşünüyor ve bunun önüne geçemiyorsanız en kısa zamanda bir uzmandan yardım almalısınız.

Bakiye NERGİZ
Psikolog

Canku Anaokulu © 2008 Tüm Hakları Saklıdır.
Merkez Mah. Cumhuriyet Meydanı No:93 Kat:1 G.O.Paşa/İstanbul
Telefon : (0212) 545 96 96 Fax : (0212) 417 61 89